ÜYE GİRİŞİ
| Kent Kültürü |
|
|
|
| Yazar Editör | |
| Pazartesi, 14 Nisan 2008 | |
|
Karadeniz'in hırçın dalgaları vurdukça Trabzon sahillerine, yeşilin tüm güzellikleri içinde yaşayan insanımız, dağlarında sert esen rüzgarlarını arkasına alarak, yaylaların kış yalnızlığından yaz coşkusuna dönüştüğü zamanda bir de horona kalktı mı kadınlı kızanlı, çocuklu, dedeli, neneli, seyreyle sen o zaman "cümbüş"ü. Yaylanın soğuk suyu bağrımızı ne kadar delerse delsin, kemençenin sesi de ayrı bir serinliktir bizim için. Horondaki ahenk, türküdeki sevgi, yayla düzündeki çiçek, peştemal daki renk, çemberdeki nakış, cepkendeki dikiş, hele o gözlerdeki bakış daha anlamlıdır bizde... Kimi "Paris'te Son Tango"yu bilir... Bilmez ki Kadırga'da horon sonsuzdur... Doğa ile insanın el ele tutuştuğu andır horon... Bir halkadır. Sevgi halkasıdır horon... Dağda da düzde de... Salonda da, sokakta da oynanır horon. Bitmez bir coşkudur... Sönmez bir ateştir... Gün doğanda başlar, gün batanda biter... Hayat devam eder. Balıkçı kürek çeker, hamsi ağa takılır, mısır koçandan ayrılır, tütün dama dizilir, çay yaprağı kırılır, karayemiş salkım saçak, fındık harmana serilir, kızlar süslenir, oğlanlar damat traşı olur, kızılağaç yaprak açar , istiriç yaprak döker , kardelenler boyun uzatır , vargitler hüzünlenir ama horon bitmez, horon halkası küçülmez, büyür büyür büyür, tüm Trabzon'u, Karadeniz'i, , Türkiye'yi oradan da tüm insanlığı sarar... Sevgi ile, coşku ile... !
YERLEŞIK KENT KÜLTÜRÜ
Büyük Türk Imparatoru Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon'u 1461 tarihinde fethinden sonra daha da gelişen Trabzon'da kültür kurumlarının varlıklarına bir çok tarihi belgede rastlamamız mümkündür. Cumhuriyetin ilanından sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün "Halkı zeki, üretken, girişimci ve çalışkan" olarak nitelendirdiği Trabzon'da çok gayretli çalışmalar yapılmış, eğitim ve kültür hareketlerine büyük önem verilmiştir.
Görsel sanatlardaki yoğunluğun yanısıra, tiyatro, sinema, müzik, plastik sanatlar, edebiyat, karikatür, basın yayın, radyo-tv kuruluşlarının varlığı, kültürümüzün birer parçası olarak hizmetlerini sürdürmektedir. Trabzon basını Türkiye genelinde isim yapmış gazeteci ve yazarları yetiştirmekle kalmamış, aynı zamanda ulusal medyanın günlük gazetelerinin basıldığı en son teknoloji ile donatılmış matbaalarının da ilimizde faaliyet gösterecek kadar zenginliğe ulaşmıştır. |
| < Önceki |
|---|
User21
GENEL BILGILER
Yüzölçümü : 4.685 km² Nüfus : 975.137 (2000) İl Trafik No : 61 Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran transit yolunun başlangıcında yer alır. Karadenize kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. Tarihi ve doğa güzellikleri ile dört mevsim gezip görülebilecek turizm şehridir. İLÇELER Trabzon ilinin ilçeleri; Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdözü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy, Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir ve Yomra'dır.
Çok eski geçmişe sahip olan Trabzon, 1461 yılında Fatih Sutan Mehmet tarafından fethedilerek Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Yavuz Sultan Selim'in Valilik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman'ın doğduğu Trabzon, 1868 yılında Vilayet olmuştur. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün 3 kez ziyaret ettiği İlimiz, bugün de sosyal, ekonomik ve kültürel bir merkez konumundadır.
User22
NE ALINIR- NE YENİR
Pek çok yemeği yapılan hamsi, karalahana ve mısır ekmeği, hamsi kuşu, hamsi pilavı,hamsili kaygana, hamsi tava, lahana kavurması, hoşmerim, Akçaabat Köftesi, kıymalı ve peynirli Trabzon pidesi, Hamsiköy sütlacı yöre yemeklerindendir.
Eskinin daracık arnavut kaldırımlarının üzerinde yürüyüp tek katlı arasta biçimli ve koridoru andıran, hemen hemen tüm Trabzon halkının alışveriş mekanı olan kemeraltındadır Trabzon'a has telkari usulü ile el yapımı gümüş eşyaları görmelisiniz. Altıncılar ve gümüşcüler çarşısını mutlaka gezmelisiniz.
User24
GEZ-GÖR
Yörenin en iyi korunmuş, denizden tepelere kadar uzanan Trabzon Kalesini gezmeden, Şehrin 7 km güneybatısında soğuksu mevkiinde 19.yüzyıl sivil mimari örneği ile yapılmış ve Trabzon halkının Atatürk'e bir hediyesi olan Atatürk Köşkünü ziyaret etmeden, Fatih veya İrena Kulesi olarak bilinen ve Cephanelik olarak kullanılan mekanı görmeden, Yayla şenlikleri mayıs ayının ilk pazar günü başlayarak ağustos ayının sonuna kadar süren festivaller Trabzon'un simgesi halindedir. Festival tarihlerinde Trabzon'a gelirseniz festivale katılmadan, Kışın Trabzon'a geldiyseniz, Sümela Manastırını kar altında görmeden, Sümela Manastırı gezisi sonrası yol güzergahında bulunan lokantalarda, kara lahana dolması, kayana, Hamsiköy'de Hamsiköy Sütlacı yemeden, Uzungölü gezmeden, Tereyağında alabalık ve tüm Karadenize özgü yemekleri tatmadan... Dönmeyin.



Bilinen tarihi geçmişi en az 4000 yıl öncesine dayanan Trabzon, konumu itibariyle tarihin bütün evrelerinde tüm dünyanın ilgisini çekmiş ender kentlerden biridir. Coğrafi önemi, tam bir geçiş noktasında bulunması, değişik medeniyetlere ev sahipliği yapması Trabzon'u önemli kılan etkenlerin başında gelmektedir.
Böylesine köklü geçmişe sahip bir kentin kültürel hayatı da renkli olmak zorundadır. Bir kere Trabzon bildiğimiz 'kent kültürü'nü yüzyıllardan bu yana bünyesinde yaşatmaktadır. Ticari ve idari merkez olarak Trabzon'da yüzyılların ötesinden bu yana kurulu bulunan eğitim -kültür -ticaret merkezlerinin varlığı kentin etrafıyla birlikte canlı ve süregelen bir kültürel birikime sahip olduğunun göstergesidir.
Dünyaca ünlü gezginlerin ziyaret ettiği Trabzon, yüzyıllar boyunca, bütün dünyanın ilgisini çekmiştir. Ksenophon' dan, Evliya Çelebi'ye, Fallmerayer' den, Frunze'ye kadar yüzlerce seyyahın ziyaret edip düşüncelerini tarihe birer belge olarak aktardıkları "seyahatnamelerde"ki ana buluşma noktası "gizemli doğası, coğrafi konumu, Ortaasya, Kafkasya, Uzakdoğu, Ortadoğu'nun Istanbul ve Avrupa ile ilişkisinde önemli bir ticaret ve kültür merkezi" oluşundan kaynaklanan kentin vazgeçilmezliğidir.
Bugün modern dünyanın yeniden keşfettiği ve değer verdiği Trabzon'da eğitim ve kültür kuruluşlarının yoğunluğunun yanısıra sivil toplum kuruluşlarının da kültürel çabaları ayrı zenginlik kaynağı olarak kentin renkli kimliğinin bir göstergesi olarak karşımızda durmaktadır.



