ÜYE GİRİŞİ
| Trabzon Dünü Bugünü |
|
|
|
| Yazar Editör | |
| Pazartesi, 14 Nisan 2008 | |
|
Trabzon, Karadeniz'in kıyıcığında, binlerce yıl, bir düşle iç içedir. Kimleri, neleri görmemiştir ki... Bir an düşünür, tarihe bakar: Toprağında, Sinop'tan gelen Miletli göçmenler tarafından bir koloninin kurulduğunu anımsar. Her ne kadar geçmişin dört bin yıllık tarihi olduğu söylense de bilinen gerçek, milattan önce 8. yy'da bütün gerçekçiliğiyle durur karşısında. Üst üste uygarlıklara beşik olan, nice insanların sefer eylediği bir kenttir Trabzon. Medler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Kommenler ve Osmanlılar gelmişler kente. İşgaller, kurtuluşlar yaşamış kent. Ksenefon'un anlattığı Onbinler'in yolcuguluğunda adı geçer. Haçlıların Anadolu'ya yaptıkları akınların 4.'sünde Kommenoslarla tanışır. Apollon kültürünün egemen olduğu kadim çağda ise işlek bir limandır. Kentte bastırılan paraların bir yüzünde Apollon başı, diğer yüzünde gemi burnuyla bir çapa vardır. 1071'de Anadolu kucak açar Türk akıncılarına. Selçuklular bir dönem can atarlar kenti ele geçirmeye. Moğol baskısına karşı vergi verilir bir sıra. Çepniler dayanır bir çağda kapılarına... Ve 1461'de II. Mehmet, Istanbul fatihliğine katıverir bu güzelim toprağı. Yavuz Sultan Selim'in valilik yaptığı, muhteşem Süleyman'ın (Kanuni) doğduğu bir kenttir Trabzon. 1916'da Rusların işgaline giren, 1918'in 24 Şubat'ında kurtuluşu yaşayan... Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal, 1924, 1930 ve 1937de üç kez onurlandırır burayı; vasiyetinin bir bölümünü de burada yazar. Tarih boyunca; Menüzır'ül Avalim'in yazarı Mehmet Aşık'a, Evliya Çelebi'ye, Katip Çelebi'ye, Theophile Deyrolle'a, Charles Texier'e, Ruy de Gonzales Clavio'ya, Minas Bijişkyan H.W. Lowry'ye, Şakir Şevket'e ünlü şair Hamamizade İhsan'a Mahmut Göloğlu'na ve daha binlercesine konu olur Trabzon: Bir sevdayı, bir tutkuyu insanın yüreğine nakışlayarak, tarihle iç içe bir büyük serüveni yaşayarak... Trabzon, Karadeniz coğrafyasında, dünden bugüne getirdiği güzelliği, toprağında boy veren insanının yüreğine bir sevgi olarak işler. Bir kemençe sesinin kıvrak, coşkulu büyüsünde, bir maninin aşkla yoğrulan sözlerinde, yerinde duramayan bir insan görürsünüz. Davul ve zurnanın, bu toprağın insanlarının sevincine kattığı o sarsıcı coşku, silah tutkusunu da içten içe ateşler. Neylersin; dağının dik yamaçları, denizinin o hırçın güzelliği, dalgasının karayı döven inatçılığı, yağmurun, ille de yağmurun o zifiri karanlığı, doğayla bir büyük mücadeleye hazırlar onu. El hüneriyle yaptığı kocaman takalar, dalgayla savaşa hazırdır artık. Kadının peştemalindeki renk belki de dağların zifin ve komar çiçeklerinden getirilmiştir. Kadın ki Karadeniz'de doğanın var gücünü omuzlayandır. Dağların vargit çiçekleri, köyüne dönüşünün habercisi olmuştur; kardelenler, dağlarına yükünü sarmaya... lsmet Zeki Eyuboğlu, Karadeniz Aşk Türküleri'nde, bu güzelliklerden yüzlercesini bir araya getirir. Aşkla cinselliğin bir güzel dokumayla örüldüğü bu türküler, sevdayı; çoşkuyla yoğurur: Ay vurur ayan ayan Çık pencereye dayan Geliyurum ufağum Uykudayisan uyan Sevdaluk ede ede Alişdi canlarumuz İkimizi bir vurun Garişsun ganlarimuz Gün gelir, bir türkü eşliğinde denizden ağlarını çeker. Gün gelir horonun o ter atan ritmine kaptırır kendini. Topladığı fındığı yemyeşil çimenlerin çevirdiği bir harmana dökerken, tütünün demet demet yaprağını bir ipe dizerken de aynı sevdanın içindedir. Ya hamsi? Hamsisiz edemeyen bir halkın türküsüdür söylenen. Ömer Turan Eyuboğlu'nun dizelerinde şöyle boy verir: Kız Fadime duydun mi Gene Hamsi Çıkayi Mubareğun hasreti Yüreğimi yakayi Hamsi üzerine nice türküler söylenmiş, nice şiirler yazılmıştır. Temeli, Dursun'u Fadime'yi konu edinen bir fıkra olsun da katıla katıla gülünmesin... söz mü? Derler ki kendisiyle bir çeşit dalga geçmektir bu. Belki de sevincini kendi kaynağında bulan bir insanlık kültürü. Bir bakar insan çevresine: Trabzon Ayasofyası yüzlerce yıllık tarihinin kültürünü taşır içten içe. Altındere vadisindeki Sumela Manastırı, tarihi koyuda gezdirir, bir kayanın göğsüne gömülü durarak. Ya kentin içindeki Atatürk Köşkü? Gabayanidisten Cumhuriyete ordan bugüne denizi izleyen Soğuksuda, bir mücevher gibidir. Bir yanı denizle, bir yanı dagla çevrili kentin yükseklerinde, bütün bir yaz, bir büyük aşkı harmanlayan yayla şenliği yaşanır. Kadırga'da Sis Dağı'nda, Honefter'de, Karapkalda, Izmiks'te, Şolma'da... Yurdun dört bir yanından, yurt dışından binlerce Karadenizli gökyüzünü tutan bulutların altında, kadın-erkek el ele tutuşarak bir büyük horonun halkasını oluşturur. En güzel giysilerini giymiş genç kızlar, kemençenin kıvrak sesinde, yarına yolculuğa çıkar. Evliya Çelebi'ye göre Trabzonlular temiz giyimli, okumuş bilgili insanlardır. İçlerinde Farsça bilen şairler vardır. Çarşıları çok zengindir... Trabzon çarşısında dünyaca tanınmış kuyumcularda, buhurdan, gülabdan, kılıç, gülsuyu kutusu, Trabzon baltası ustalıkla yapılır. |
| < Önceki |
|---|
User21
GENEL BILGILER
Yüzölçümü : 4.685 km² Nüfus : 975.137 (2000) İl Trafik No : 61 Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon Kafkasların ve İran transit yolunun başlangıcında yer alır. Karadenize kıyısı olan diğer ülkelerin limanlarıyla bağlantısı bulunmaktadır. Tarihi ve doğa güzellikleri ile dört mevsim gezip görülebilecek turizm şehridir. İLÇELER Trabzon ilinin ilçeleri; Akçaabat, Araklı, Arsin, Beşikdözü, Çarşıbaşı, Çaykara, Dernekpazarı, Düzköy, Hayrat, Köprübaşı, Maçka, Of, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir ve Yomra'dır.
Çok eski geçmişe sahip olan Trabzon, 1461 yılında Fatih Sutan Mehmet tarafından fethedilerek Osmanlı İmparatorluğuna katılmıştır. Yavuz Sultan Selim'in Valilik yaptığı, Kanuni Sultan Süleyman'ın doğduğu Trabzon, 1868 yılında Vilayet olmuştur. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK'ün 3 kez ziyaret ettiği İlimiz, bugün de sosyal, ekonomik ve kültürel bir merkez konumundadır.
User22
NE ALINIR- NE YENİR
Pek çok yemeği yapılan hamsi, karalahana ve mısır ekmeği, hamsi kuşu, hamsi pilavı,hamsili kaygana, hamsi tava, lahana kavurması, hoşmerim, Akçaabat Köftesi, kıymalı ve peynirli Trabzon pidesi, Hamsiköy sütlacı yöre yemeklerindendir.
Eskinin daracık arnavut kaldırımlarının üzerinde yürüyüp tek katlı arasta biçimli ve koridoru andıran, hemen hemen tüm Trabzon halkının alışveriş mekanı olan kemeraltındadır Trabzon'a has telkari usulü ile el yapımı gümüş eşyaları görmelisiniz. Altıncılar ve gümüşcüler çarşısını mutlaka gezmelisiniz.
User24
GEZ-GÖR
Yörenin en iyi korunmuş, denizden tepelere kadar uzanan Trabzon Kalesini gezmeden, Şehrin 7 km güneybatısında soğuksu mevkiinde 19.yüzyıl sivil mimari örneği ile yapılmış ve Trabzon halkının Atatürk'e bir hediyesi olan Atatürk Köşkünü ziyaret etmeden, Fatih veya İrena Kulesi olarak bilinen ve Cephanelik olarak kullanılan mekanı görmeden, Yayla şenlikleri mayıs ayının ilk pazar günü başlayarak ağustos ayının sonuna kadar süren festivaller Trabzon'un simgesi halindedir. Festival tarihlerinde Trabzon'a gelirseniz festivale katılmadan, Kışın Trabzon'a geldiyseniz, Sümela Manastırını kar altında görmeden, Sümela Manastırı gezisi sonrası yol güzergahında bulunan lokantalarda, kara lahana dolması, kayana, Hamsiköy'de Hamsiköy Sütlacı yemeden, Uzungölü gezmeden, Tereyağında alabalık ve tüm Karadenize özgü yemekleri tatmadan... Dönmeyin.







